18 Ağustos 2012 Cumartesi

"Bir Nisan, Şaka Gibi Bir Gün"



....Fuarları çok sevmezdi, bir arkadaşının isteği üzerine diğer okulların standlarını turlamaya başladı boş gözlerle bakınırken, standlardan birinde sergilenen tasarımları gördü, öğrencilerden biri soğandan esinlenerek ilginç bir tasarım yapmıştı, hayli komiğine gitti, kendi kendine gülerken standan sorumlu öğrencilerden biri yaklaştı güler yüzlü, kumral dalgalı saçları olan güzel bir kızdı,

-Soğandan tasarım yapabilen bu arkadaşın hayal gücünü kutlamak isterdim dedi Alex güzel kıza,

-Tam karşınızda duruyor. Cevabını alınca biraz ciddileşti ,

Aralarında koyu bir sohbet başlamıştı, kızdan hoşlanmaya, onun cana yakınlığından mutlu olmaya başlamıştı, kız çok davetkar ve canayakın konuşuyor ilginç bir şekilde Alexin kendine olan güvenin artmasını sağlıyordu aslında bu güven hissinin nasıl oluştuğuna oda şaşırdı, son derece utangaç, çekingen aşk meşk konularında kendine pek güvenemeyen birisiydi, standa başka uğrayanlarda oluyordu Maria nazikçe diğer ziyaretçilerlede ilgilenmesi gerektiğini söyleyerek Alexin yanından ayrıldı, aslında Maria'nın yanından uzaklaşmasına biraz üzüldü daha fazla konuşmak birşeyler paylaşmak istiyordu onunla, standın dışına çıktı biraz turladıktan sonra tekrar Maria'nın standının önünden geçti, birbirlerinin gözlerine bakarak ve gülerek selamlaştılar.
Alex kendi kendine acaba benden hoşlanmışmıdır diye düşündü içinden, kendi standlarına döndü ama Mariayı görmek için yanıp tutuşan bir istek vardı içinde, yarım saat oyalandıktan sonra, (anca okadar oyalayabilmişti kendini), tekrar Maria'nın standının olduğu tarafa  doğru yürüdü, bu sefer standın yanından hiç ilgilenmiyormuş gibi geçti ama stand boştu, içine yine o iğrenç güvensizlik hissi geldi neden ordan geçiyorduki, hem kızında ondan hoşlandığını bilemezdi, sağlam bir tokat yiyebilirdi yada gülünç bir duruma düşürebilirdi kendini, bunun olmasınıda istemezdi, Maria'nın standının on metre ilersindeki mecmua standına oturdu, olduğu yerden Maria'nın standını görebiliyordu, Maria'nın gelmesini beklemeye başladı, fuarın son günüydü, içine gelmeyeceği korkusu sardı, elindeki dergiye bakmadan sayfalarını  hızlı hızlı çeviriyor gözleriylede Maria'nın gelmesini gözetliyordu, içinde adını koyamadığı karmaşık duygular vardı ama hırslıydı ve bir o kadarda utangaç, aşktı bu evet aşk onu bu kadar azimli harekete geçiren tek şey aşk olabilirdi. On yada onbeş dakkika geçmişti iyice telaşlandı ümitsizlik ruhunu iyice sarmaya başlamıştı ki Maria göründü, aceleciliğin ve heyecanın verdiği hızla ayağa dikildi, biraz önce oturduğu sandalye büyük bir gürültüyle yere devrildi, eli ayağı birbirine girmişti, neredeyse standdaki dergilerin bulunduğu masayı bile yerle bir edecekti, sandalyeyi düzeltip Maria'nın yanına yürümeye başladı yaklaştıkça nabzı dahada hızlandı, bir sürü düşünce onu bu yoldan geri çevirebilmek için adeta birbiriyle yarışıyordu, Maria'nın yanına geldi, kız koca güzel kahverengi gözleriyle Alex'e bakıyordu, boyu Alex'in dudaklarının hizasına geliyordu, Alex bozuntuya vermeden cüzdanından bir tane kartvizit çıkartıp Maria'ya verdi ve işle alakalı konuşup fikir alışverişinde bulunabilceklerini dile getirip stantdan ayrıldı, kızın numarasını istemeye cesaret edememişti, aslında sevdiği için canını verebilecek derecede cesur birisiydi ama şu lanet utangaçlığı onu bu güne dek kimbilir nelerden alıkoymuşdu. Standına yürürken kendi kendine,

-Eğer benden hoşlandıysa numaramdan zaten arar, diye düşünüyorduki birden aklına kartvizitinde şahsi numarasının olmadığını hatırladı,

Kendine duyduğu sinir tarif edilemeyecek derecedeydi hayatında giriştiği ilk cesaret sınavındanda ahmaklığı yüzünden sıfır alacaktı, dönüp Maria'nın standına hızlı hızlı yürümeye başladı, çoğu stand kapanmıştı bile içinden yüce yaradana yalvarıyordu,

-Ne olur gitmiş olmasın Allah'ım

ve her zamanki kötü talihi yine aynı perdeyi oynadı ona stand kapanmıştı,

-Hayır olamaz, şimdi vazgeçemem, bu kadar yaklaşmış bu kadar cesaret etmişken
daha tam tanıyamadan kavuşamadan şimdi kaybedemem seni, die düşündü

büyük çıkışa doğru koştu, kapının ilerisinde Maria stand eşyalarını arabaya yüklüyordu o an içinde büyük bir rahatlama duydu koşa koşa Maria'nın yanına gitti, Maria Alex'i görünce şaşkınlığını gizleyemedi gülümseyerek..

- Ne işin var burada, neden koştun? Diye sordu Alex'e
- Yardım için geldim, dedi Alex'te

Maria'nın elinden yükleri alarak aracın bagajına yerleştirdi ve tekrar veda anı geldi. Bu sefer hata yapma lüksü yoktu hem kendi numarasını verdi hemde Maria'nın numarasını aldı, tarih bir Nisan'ı gösteriyordu şaka gibi bir gün, tekrar vedalaşıp şimdilik kendi hayatlarına koyuldular...


4 yorum:

  1. Numarasını istemeyecek zannettim! Öyle olmadı. :) Bazen elimize geçen fırsatı kaçırıyoruz gerçekten. Asıl benim dikkatimi çeken hikayenin karakterleri için neden yabancı isim seçtiğin oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü sevginin lisanı ve diyarı yoktur. :)

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Devamı var ama kaleme almam gerek dostum =D okumana sevindim

      Sil