13 Aralık 2012 Perşembe

"Teoman'ı Anlamak"


Biraz Teoman'dan bahsedicem. Ben çok severim Teoman'ı, ülkemize gerçekten güzel eserler sunduğunu düşünüyorum ve savunuyorum, çok iddalı  bir şey daha söyleyeyim, böyle bir sanat adamının en büyük şanssızlığı bu ülkede doğmasıdır. Bu düşüncem bir kaç sanatçımız içinde geçerlidir. İngiltere'de falan doğsa dünyaca tanınan bir müzisyen olurdu, 2011 yazında müziği bıraktığını açıklayıp beni ve hayranlarını dumur etmişti, yazdığı mektup nerdeyse Kurt Cobain'in yazdığı intihar mektubuyla aynı ifadeleri taşıyordu, Teoman'ın bu mektubundan sonra intihar edeceğini bile düşündüm bir ara, Teoman'ın açıklamasından birkaç zaman önce Harbiye Açıkta canlı izleyip hayranlığımı tavan yaptırmışken böyle bir mektup bırakması bende acaip üzüntüye nail olmuştu, neyseki yine yakın zamanda dayanamadığını ve sahnelere dönmek istediğini açıkladı. Şimdi burda irdelemek istediğim mesele bu adam ne istiyor? =) Başarısını kendinin bile ne istediğini bilmeyişine bağlıyor. Müziği bırakma sebepleri bile çok ince düşüncelerdi, hepimizin hayatta yaşadığı sıkıntılardı aslında ama bu denli şarkılar yazabilecek duygu adamı olunca insan çok sevdiği müziği bile bırakma kararı alabiliyor. Yazdığı mektubu satır satır yazmayacağım ama özetle adam piyasanın bayalığından, dinleyici kesimin basitliğine, kendiyle yarışan birinin kendine mağlup olmasıyla ilgili bir serzenişten, usanıştan bahsediyordu. "Eski şarkılarım yeni şarkılarımı dövüyordu" diyor bir röportajın da. Adamın müziği bırakma sebebini para amaçlı yapmasından tutunda, kanser olduğuna varanadek bir sürü dedikodu yaydı paparazziciler. Yumruk attığı kadar var bunlar. Televizyonda gösterilen Teoman ayyaş, kavgacı, kaba, sapık vb. İşlerine böyle geliyor. Adam müziği bıraktığını açıklıyor hayran ergenler üstünü başını yırtıyor bize bunu yapamassın diye, gözleri kararmış egoistlikten, Teoman bir makine gibi şarkı üretip onları hoşnut etmeli daha sonra kafasına bir tüfek dayayıp tetiği çekmeli, kendimi onun yerine koydum biraz cidden sinir bozucu şeyler. Teoman'ı özel kılan kısım şarkılarının bir masal havasında olması, çoğu şarkısında bir yaşanmışlık var. Eminimki çoğu şarkısında kendisi başrolde, 2,5 yaşında babasını(33) kaybeden evinin tek çocuğu, babasıyla ilgili hatırladığı pek anısı olmayan bir erkek, baba yokluğunun oluşturduğu kocaman bir boşlukla içine kapanık geçen lise yılları. Farklı söylemlerde olsa Ataköy lisesi'nden mezun olduğunu biliyorum, kadere bak ki aynı okuldan mezunuz. Baba; aile için güven hissi, erkek çocuklar için örnek alınan yegane kişidir. Kaç yaşına gelmiş olmama rağmen bazen babamın olmadığı akşamlar evde gereksiz bir tedirginlik hissediyorum. Teoman babasını ondan kalan kitaplar sayesinde tanımaya çalışmış. Hiç erkeğin olmadığı annesi, anneannesi ve teyzesinin olduğu bir evde büyümüş, modern, ölçülü, kibar kadınlar arasında Teoman'ın içindeki asi, isyankar sokak çocuğu kimliği daha da belirmiş. Master'ını İstanbul Üniversitesi'nde kadın araştırmaları üzerine yapmak istemesi anormal sayılmaz. "Çizgi Romanda Kadının Rolü" konulu tezi beğenilmeyince yarım kalmış, adamımla bir ortak yön daha Çizgi Roman sevgisi. "Kimse kadınları benden daha iyi tanıyamaz" diyor. “İlk zamanlar ünlü olmaktan hoşlandım ama şöhretin benim ruhuma ters bir olgu olduğunu artık iyice anlamış durumdayım." Bir röportajında da edebiyata dair bir takım göndermelerinin olduğunu belirtiyor. Mitolojiden, bazen tarihten yararlandığını söylüyor. "Mesela bugün şarkısında Jul Sezar’a kadar gönderme var. duş şarkısı da erotik bir şarkı olarak algılandı ama asıl işaret ettiği o değildi. Duş şarkısında İkarus’un balmumu kanatlarına, uçuşuna gönderme vardı. Güneşe doğru uçmak ve kanatların erimesi… Güneşe doğru ok atarsın ama gitmez. Bu tip imgeleri, temaları, çağrışımları çok fazla kullandım şarkılarımda. Evet, ilişkilerin sahteliğine de değindim. En güzel hikâyem albümünde, sırtı dönük bir kadın var. O başka türlü anlaşıldı. Oysa ki sırtı dönük kız, imge olarak gerçek olmayan bir sevgiyi ifade ediyordu. O nedenle onu arkama koydum. Önümde duran kız gerçek sevgiyi ifade ediyordu ve ben o resimde gerçek sevgiye bakıyordum." Gerçekten insanların televizyonda izlediği gibi bir adam değil Teoman. Fazlasıyla akıllı, duygusal ve entellektüel. Sadece ergen kesime hitap edemeyecek kadar derin ve manalı. "Doktor" adlı parçasının sözlerini (Gerginsin rahatla dedi çabucak soyunurken kadın, Paramı ver yeter hiç farketmez adın, Soyunmana gerek yok bana bir kaç tatlı söz lazım, Uyuyana kadar kal yeter bitmiş uyku haplarım) dinlerken içim sızlıyor, para karşılığı bir kadından sevgi, sıcaklık bekleyen bir ruhu anlatıyor. Sözlerinin ne kadar vurgusal olduğunu yazmam için ayrı bir yazı yazmam gerekir bunu da başka bir yazıda irdeleriz deyip sözü burada noktalıyorum. Sabırla okuduğun için teşekkür ederim.

5 yorum:

  1. Bir de bana uzun yazıyorsun diyene bak. Bu ülke de sadece sanatçı olmak zor olsa keşke. Ben üniversiteden mezun olurken bitirme tezimi karikatürlerde toplumsal cinsiyet üzerine yapacaktım. Danışman hocam Teoman'ın da aynı konu üzerinde master tezi yaptığını ama master tezinin başarısız olduğunu söylemişti. Benim düşüncemi panelde sundum.
    Bir de Teoman'ı nasıl anlatmaktır bu ya. Sanki en yakın arkadaşı, nasıl bir hayranlıktır bu. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, malesef güzelim ülkemde yaşamak çok zor. Senin gibi yazanını görmedim, =) Seviyorum bu adamı, Teoman'ın tezine benzer başka bir yazı görmüştüm aslında bir şikayet, çizgi romanlarda şiddet gören kadınlar die hatta siteside var ölen ya da engelli kalan kadın süper kahramanların listesi bulursam veririm linkini.

      Sil
  2. "yaralı dizlerim koşamam ki, kapalı yollarında akamam kii....
    yolunu bulmadan soramam kii.."

    teoman sevilmez mi ama!

    YanıtlaSil