30 Aralık 2013 Pazartesi

Harbi MİM . . .


 1- Elimden gelse Bir dağ evinde doğayla baş başa yaşarım, isteyen gelebilir.

2- Kendi kendimi kontrol etmekte Zorlanmam çünkü öfkem çok büyük zararlara yol açabilir ! Aşk konusunda kontrolsuz olmayı seviyorummmm =)

3- Beni en çok kaygılandıran şey İnsanların daha da yozlaşması bencilleşmesi !!

4- Hayatımın en kötü anı İlk okul 1'de altıma ettiğim an dermişim =D çok var kasamıcam şimdi.

5- Yalnızken zihnimi dinlendiririm, istem dışı yalnızlıksa neden yalnız kaldığımı düşünürüm,

6- Nefret ettiğim üzerime çok gelinmesi, duyarsızlıklar, bağırarak konuşulması

7- İşimi seviyorum ama sporla alakalı başka bir meslek yapmak isteyebilirim,

8- Kadınlar/ Erkekler/ varlıkları dert yoklukları dert !



9- Hayat mutlu sonla bitirmek istediğim !!

10 - Çocukken aşksız daha mutluydum çünkü aşkı bilmiyordum.

11- Başkalarının zayıf tarafını utanmamaları için bilmiyormuş gibi yaparım

12- Yalan söylemek beceremediğim bu yüzden başımın sürekli ağrıdığı ama dürüst olmaktan mutlu olduğum,

13- Her şey kötü gittiği zamanlar sabrederim, Allah'a dua ederim.

14- Geceleri yalnızken kötü, yıldızlarla(aşkla) güzel olabilen,

15- Başkalarına göre ben aşk konularında kendime daha çok güvenmeliyim,

16- Kurtulmak istediğim korku nun üstüne giderim..

17- Bazen düşünüyorum da iyiki varsınız.

18- En çok utandığım şey ışıklar açıkken sevişmek dermişim =D hahahah ben doğuştan utangacım =/

19- Keşke ben dememeyi prensip edindim.

20- Anlamıyorum neden insanlar bu kadar bencil ?


 Teşekkürler Özlem =)  bende Arya'yı mimliyorum =D


23 Aralık 2013 Pazartesi

Sevilmeyi Unutan Adam ?


Gecenin bilmem kaçı, o saatler dert saati ve bitmeyen hasretin kördüğümüne dolanmış kalbin..

Aşk ölmüyor işte, öylece duruyor. Sensizlik de ölmüyor, sadece ben ölüyorum. Mesafeler neki ? Bedeni aşmış aşk . .

Mesele tenini özlemek değil ama teninide özlemedim değil !


Saçlarının kokusunu hissediyorum bazen, belki ruhun o sırada yanımdan geçmiştir diye düşünüyorum, ruhsuzca terk edip giden bedenindi çünkü, işte o ruhu özlüyor ve arıyorum, ama özlemin hissetmeme engel değil !


Bedenimin heryerine sen saçılmışsın, bana üşümüyor musun diye soruyorlar senden sonrasına hiç ısınamadığımı bilmiyorlar. Şimdi sana soruyorum sevgilim; Yalnız sen misin sevilmeyi unutan ?


----

Siz güzel insanlardan çok güzel mesajlar geldi, tek tek isim isim saymayacağım ama sizleri çok seviyorum lütfen hepiniz üzerinize alının . . .


14 Kasım 2013 Perşembe

Mütevazi & Babacan


Mütevazi bir şahsiyet ünlü modacı Tanju Babacan'ın South Park halini çizip paylaştık ve beni mutlu eden bir karşılık gördüm, kendi sosyal hesaplarında paylaşarak beni daha da mahcup etti. Başarılarının devamını dilediğim güzel insan.


11 Ekim 2013 Cuma

Aşk Orucu






Aşk sözcüğü değil bunlar bir nevi serzeniş,
Ne sevmeyi bildik ne de semaya layık olabildik,
Oruç ağız ne kadar doğru böyle kelamlar hiç bilmem.
Genzimde sahurdan kalma nimetin hissi
Aşkın damağımda bıraktığı özlem gibi !
Ne zaman biter bu aşk orucu sen bilirsin Ya Rab ?



29 Eylül 2013 Pazar

Tuncel Kurtiz Anısına - Blogum Seslendi

video

Sonuna kadar dinlemeye tahamül edebilirseniz Serkan Uçar şiiri olan Tut Yüreğimden Ustam'ı seslendirmeye çalıştım sabrınıza sağlık =D Tuncel Kurtiz'i de saygıyla anıyorum...


Ustam!
Aklım firarda.
Gözbebeklerimde müebbet hüzün,
Dilimde ay kesiği bir yara,
Düşüm kırık dökük,
Umudumun boynu bükük,
Bir öksüzün omuzlarında sukut.
Yüreğim sana emanet sıkı tut.
Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

Ustam,
Ne zaman o senin bildiğin zaman,
Ne sevda gördüğün masallardaki.
Eskiden,
Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
Mendillere yazılırdı isimler,
Yüreklere kazılırdı gizlice.
Sevdalılar asil ve de yürekli
Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
Oysa şimdi;
Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
Meşru sevdalardan,
Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
Günahkar gecelerden.

Beni herkes sevdaya asi sanır,
Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
Hasret tanır,
Zulüm tanır,
Ölüm tanır,
Yüzüm yüzümden utanır.

Yorgunum ustam;
Ne katıksız somun isterim senden,
Ne bir tas su,
Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
Var gücünle asıl sükunetime,
Çığlığım kopsun,
Uzat ellerini güneşe dokun,
Uyandır uykusundan,
Tut yüreğimden ustam tut,
Tut beni, sür güne...

Dünyayı yüreğine sığdıran, koca yürekli büyük usta Tuncel Kurtiz’e armağanımdır.

26 10 2009

Şiir : Serkan Uçar

Okuyan : Sonsuz

 

26 Eylül 2013 Perşembe

Hayatı Payl(aşk)mak


Güzel olan ne biliyor musun ? Paylaşkmak !

. . .


Boş Bardak



Şu bardak kadar boşsun hayat,
Ama doluyken elle tutulamayacak kadar sıcak.
Neyle dolu dolu olursan içimi ısıtırsın diye soruyorum kendime ?
Dostlarla, aşkla, sevgiyle, merhametle, paylaşmakla, diyorsun.
 Belki günün birinde aşk olup yeniden akarsın içime...



20 Eylül 2013 Cuma

Rüzgar


Süper Kahraman Olmanın Fiyatı


Emil Lendof, Bob AlGreene ve Nina Frazier tarafından yapılan güzel bir çalışma. Geçmiş yıllardaki ve şimdiki zamanda üzerlerindeki ekipmanların maliyetini anlatan espirili bir çalışma olmuş.
























The Wolverine




Genlerindeki mutasyon sonucu yaşlanmayan ve çok hızlı iyeleşebilen, Adamantium iskelet yapısı ve yumruğundan çıkan pençeleri ile X-Men takımının ve Marvel dünyasının vazgeçilmezi, çizgi roman dünyasında en fazla ilgi çeken kahramanlardan biri. Yıllar önce çizgiromanlarda okurken şimdiki filmlerin yapılabileceği aklımın ucundan geçmezdi. İlk kez 2000 yılında X-Men filmi ile çıktı karşımıza, çok heyecanlanmış tamda tatmin olmamıştım,  çizgi romandan ayrı tutacak olursak Hugh Jackman sevdiğim bir oyuncu ama çizgiroman da 1.60 boyundaki karakteri 1.90 boyundaki oyuncuya canlandırdıklarında hayli ilginç oluyor. Hugh Jackman X-men First Class'la(bar sahnesi) birlikte 6. kez Wolverine canlandırmış oluyor. Kültleşmiş bir çizgiroman karakterini 6. kez canlandırmak hayli iyi bir rakam.

Bu seferki film "X-Men The Last Stand" filminden sonraki bir zamanda geçiyor. Wolverine biricik aşkı Jean Gray’in öldürdükten sonra, kendisini tamamen vahşi bir hayatın pençesine bırakıyor. Wolverine yaptıklarından arınmak için toplumdan uzaklaşmayı seçen ve kan dökmemek için yemin etmiş, hatta biraz da uysallaşmış bir şekilde çıkıyor karşımıza. Japonya'da ki eski dostu Yashida, kendisine bir teklif sunuyor. Bu teklife göre Wolverine, ölümsüzlük güçlerini Yashida’ya teslim ederek onu ölümsüzlük emeline kavuşturacaktır. Yanlız Yashida’nın ölümü ile birlikte, kendisini Yakuza’nın ve Yashida’nın Ninja fedailerinin çevrelediği bir savaşın içinde bulur.

Bir önceki “X-Men Origins: Wolverine” filminden daha başarılı bulduğum bir film. Bilgisayar efektleriyle ordan oraya zıplayan Wolverine'den ziyade, kendi içinde sürükleyici, düzeyli  ve şişirilmemiş bir aksiyon filmi sunuyor. Film bitince salonu terk etmeyin, yazıların ardından Marvel'ın başlattığı modaya Wolverine' de uymuş, bir sonraki film için süpriz bir sahne izleyeceksiniz. IMDb 7.2/10




Silver Samurai'la Dövüşürken



Yukio





X-Men’in yeni sinema filmi “X-Men: Days of Future Past”ın 23 Mayıs 2014′de gösterime girmesi bekleniyor.





16 Eylül 2013 Pazartesi

Yorulmuşum Yorgun Yaşamamaktan


 Ladies & Gentlemen herkeslere iyi haftalar. Haftasonu dostlarla olunca dolu dolu geçtiğini hissediyor insan, haftaya bile başka giriyor. Telefondan sizleri takip etmeye çalışıp bir yandan da kardeşlerim gibi gördüğüm dostlarımla birlikte olunca hayat çekilir oluyor. Pazar günü Kilyos'a gidip denize girmesemde arkadaşlarımın eğlenmesine tanık olmam bile beni neşelendirip mutlu etmeye yetti. 

Küçük şeylerle mutlu olabilen insanlarla olmak ne kadar güzel bir duygu, kaç yaşlarında adamlarız halen daha kumdan kaleler yapıp deli gibi koşturup durabiliyoruz. Sporsuz günlerimin bir kaç aya ulaşmaya başlamasından dolayı epey paslanmışım. Kumsalda Eylül ayının da verdiği enerjiyle arkadaşımla deli gibi koşmaya başladık, o spora devam ettiği için formuyla beni solladı ve fark ettimki tembellik yormuş beni. 

Daha sonra Kemerburgaz ormanlarının içine dalıp ayıptır söylemesi aldığımız sucukları ateş üstünde kızardıp mideye indirdik. Gitarla güzel dostlarımın güzel notalarını dinleyip ağaçlara dokundum onları dinledim ne kadar da güzeldi. Yanlız ormanlar hüzünlüydü heryer çöp içindeydi, yine isyan edecek birşeyler buldum ve nalet ettim insanımıza, doğaya hayvanlara saygısı sevgisi olmayan bir topluluk yetişti ve yetişmeye devam ediyor. Dönüş yolunda elimizden geldiği kadar öncelikle plastik çöpleri toplamaya çalışarak dönmeye çalıştık ama yetmedi yetiremedik ve ormanımızla hüzünlü şekilde vedalaşarak geri döndük.

Edit: Ofisteki herkes yorgun gibi acaba niye, bomboş geçen haftasonu yüzünden olabilir mi ?

Edit 2: Bacaklarım hamlamış =P


6 Eylül 2013 Cuma

Kedilere Barınak Yapma Şenliği




Malum kış ayları geldi çattı ve sokaklarda çoğunlukla kedilerin başıboş kaldığını görüyoruz. Eğlenceli olabileceğini düşünerek gelin bunu el birliğiyle bir şenliğe dönüştürelim ve daha çok kişiye ulaşmasını sağlayalım. Yaptığımız kutuları blog ve diğer sosyal ağ hesaplarımızda da paylaşarak habersiz olan diğer kişileride haberdar edelim, şevklendirelim. BU POSTU OLDUĞU GİBİ PAYLAŞABİLİRSİNİZ !!!

















Özellikle http://kucukagacanaokulu.wordpress.com/2012/05/ sitesinde rast geldiğim uygulama çok hoşuma gitti, bütün öğretmenlerimizin kendi öğrencilerine yaptıracakları kedi evleri ile bir anda bir sürü kedi evine vesile olmuş olabiliriz. Bu da Çanakkale'deki çocukların mahallelerindeki kediler için yaptıkları kedi evi projesi haberi http://haberciniz.biz/ogrencilerden-kedi-evi-projesi-canakkale-940587h.htm

Küçük Ağaç Anaokulu



SED’in “ONLAR Bizim Kedilerimiz” Projesi kapsamında geliştirdiği bu kedi evleri çok az bir masrafla yapılabilmekte ve bütün bir kış dayanabilmektedirler. Eğer yağmur ve kardan korunmalı yerlere yerleştirirseniz, daha da uzun zaman kullanılabilirler. 

Gazete çok iyi izolasyon sağlamakta ve dışarıdan kedilerin taşıdığı ıslaklığı emmektedir. Kapının kenarda ve yüksekte olması, soğuk havanın direkt  kedinin vücudu ile  temasını engellemektedir. 


Su geçirmezlik için sarma ve bantlama aşamasında iki çift elin çalışması işi çok daha kolaylaştırmaktadır. Bir evin yapılması yaklaşık bir saat almaktadır. Koli bandını evin dayanıklı olması açısından bol bol kullanmaktan kaçınmayın ve elinizin altında bol miktarda bulunsun. Kutuların siyah battal, parlak olmayan torba  ile kaplanması onların göze fazla çarpmamasını sağlar. Eğer balkon altı gibi bir yer imkanı yoksa, bitkilerin arasına ve, veya alçak ağaçların altına koymaya özen gösterin.


GEREKLi MALZEMELER

  • Kalın ve sağlam karton kutu
  • Her tarafından 3-5cm boşluk kalabilecek boyda daha küçük sağlam kutu
  • Bol gazete
  • Kalın Battal Çöp Torba
  • Şeffaf Band

Katlanmış gazeteleri kolinin alt kısmına 3-4 sıra üst üste yerleştirin

Küçük koliyi büyük kolinin içine koyun
Gazeteleri katlanmış olarak iki kutu arasına dört tarafına sıkıca yerleştirin


 Küçük kutunun bir küçük kapağını içine katlayın ve sıkıca bantlayın



Küçük kutunun katlanmış büyük kapağının kenarından, bir kedinin geçebileceği büyüklükte bir kısmı kesin


Küçük kutunun kapaklarını görüldüğü gibi bantlayın



Büyük kutunun büyük kapağının kenarını görüldüğü gibi kesin.
Öteki kenarından 1cm kadar keserek kapağı eninden biraz küçültün



Kalın battal torbayı açarak, kutunun tümünü sarın ve sıkıca bantlayın. 
İki kat yaparsanız  daha sağlam olacaktır.
Kapı olarak açılan bölümün etrafını kesici ile üç kenarından kesin. 
Kapağın etrafını ve kesilmiş kısımları bant ile iyice sarın.


Gazeteleri 2-3cm kalınlığında boyuna kesin ve kutunun içini bolca doldurun.Evin içine, kapısından girecek büyüklükte, kapının bulunduğu tarafa ağır bir taş koyun. Bu kutunun devrilmesini engeller. Bu kedi evi iki kediyi kolayca barındırır. Üstüne belediyenizin onayını gösteren, suya dayanıklı, kendinden yapışkanlı etiketi yapıştırın.







Önemli Notlar

  1. Kedi Evi”ni, balkon altı gibi, yağmurdan koruyabileceğiniz bir yere koyun. Altına bir sebze kasası veya toprakla temasını azaltacak bir cisim yerleştirin. (Köpük olabilir
  2. Kedi kapısını rüzgardan korumak için, duvara doğru çevirin ve duvarla ev arasında, kedinin rahatla içeri girebileceği kadar bir ara bırakın.
  3. Bilhassa çok yağışlı havalardan sonra, elinizi evin içine sokarak gazete kırpıntılarını kontrol edin.
    Eğer ıslanmışlarsa, yenileri ile değiştirin.
  4. Bu boy ev, iki kediyi rahatca barındırır.

Kaynak: http://www.fatihbelediyesiyedikulehayvanbarinagi.com/haberler/kedi-evi-yapimi/ 
Kedi evi yapımı videosu: http://www.youtube.com/embed/92pjb4nd1D0?feature=oembed 
http://evdekedivar.com/?p=1517



4 Eylül 2013 Çarşamba

Batman Motor Kaskı




Sırf bu kask için bile motor alınabilir.


3 Eylül 2013 Salı

90'lar Turkce Slow


 Sonsuz Prodüksiyon gururla sunar. Sonbahar'ın geldiği şu günlerde 90'lara damgasını vurmuş bazı parçaları tek albümde topladım, bazı blogger arkadaşların bu parçaları yeniden düzenlenmiş ya da coverlanmış halleriyle tanıdıklarını düşünüyorum, slow parçalardan oluşan listemi zevkle dinlemeniz dileğiyle...  Albümde yer alan bazı isimler kayboldu, kimisi megastar oldu, kimiside çizgisini bozdu(Yıldız Tilbe) ama halen daha zevkle dinleyebildiğim parçalar. 90'ların hareketli parçlarını soundlarından dolayı sevmediğim kadar ağır parçalarını bir okadar seviyorum. Bakalım şu günlerde çıkan şarkılar yıllar sonra da böyle dinlenebilecek mi ?

1- Tarkan - Gitme
2- Sezen Aksu - Herşeyi Yak
3- Gülay - Cesaretin Var mı Aşka
4- Rafet El Roman - Leyla
5- Levent Yüksel - Zalim
6- Ümit Sayın - Gönül Yareler İçinde
7- Kenan Doğulu - Kurşun Adres Sormaz ki
8- Asya - Beni Aldattın
9- Gökhan Tepe - Dönmem
10- Mustafa Sandal - Suç Bende
11- Kerim Tekin - Kara Gözlüm
12- Nazan Öncel - Gitme Kal Bu Şehirde
13- Burak Kut - Bebeğim
14- Gökhan Kırdar - Yerine Sevemem
15- CemAli - Duymak İstiyorum
16- Çelik - Hercai
17- Yıldız Tilbe - Vazgeçtim


Akşama Doğru Azalırsa Yağmur...


Ne keyifli görünüyor değilmi. En sevdiğim mevsim ve İstanbul'un mevsimi, ne sıcak ne soğuk, akşamcıların mezesi kıvamında, kırlangıçların kahkasında, Teoman'ın notalarında... Hoşgeldin Sonbahar'ım...


2 Eylül 2013 Pazartesi

Karalamaca - Harley Quinn



Sırada kedi kadın ve karavan çizimleri var. En yakın zamanda onlarıda çızıttırcam, herkese iyi haftalar.

29 Ağustos 2013 Perşembe

10 Dk' da Bu Kadar

Batman - The Road to Arkham

 

 

27 Ağustos 2013 Salı

#DirenVicdanım



Sorunun kaynağı bu herhalde, kendimiz için değil başkaları için yaşıyoruz, istediğimiz hayatı değil bize dayatılan hayatı yaşıyoruz, duvarların arasında sıkışmış kalmış, yapay sosyal ağlarla kendimizi öldürüyoruz. Şuan organize sanayiye bakan camın önündeki masamda o kadar çok sıkılıyorumki anlatamam. Yok abi hayat böyle birşey değil ya ! Televizyonda her gün hırsızlık, cinnet, cinayet, savaşlar, İnstagram'ı açıyorsun baloncuklar, kekler, börekler, sporla yatıp kalkan insanlar, herşey şaşalı lüks, doğa güzellikleri, yeni alınan cicili bicili kıyafetler. Mide bulandırıcı çelişki !!  Kapitalizm nolur vicdanlar içinde güzel bir şeyler satsan ya. Emin ol hemen tüketir yenisini alırım. Belki duyarlı olan insanlar bile artık siyaset yüzünden ölen çocuklara üzülmüyor. Sen yobazdın ben çapulcu, insanlar ölürken vicdanının elleriydi kanlı olan fark etmedin mi ?


25 Ağustos 2013 Pazar

Karalamaca - Batman



Eski zamanlardan iki çizimimi sizlerle paylaşmak istedim, şimdilerde iş güç derken artık böyle çizimlere vakit ayırmıyorum =( çok özledim ama paslandığımıda hissetmiyorum değil, Batman'i çok sevdiğimi ama severkende dövdürdüğümü fark etmiş olarak yorumlarınızı bekliyore.



2015 yılında gösterime girmesi planlanan "Superman & Batman" filmi için Batman rolünü Ben Affleck'e verildiğini burdan da sizlerle paylaşayım. Açıkcası ben hayal kırıklığına uğradım ! Daha detaylı bilgiler için http://yarasa-adam-batman.blogspot.com/2013/08/yeni-batman-ben-affleck.html  blogunu takip edebilirsiniz. , hepinize hayırlı Pazar'lar.



23 Ağustos 2013 Cuma

Nirvana 20. Yıl


"In Utero" albümünün 20. Yılı nedeniyle tekrardan piyasa sürelecek albümde daha önce yayımlanmamış demolar, prova kayıtları, Kurt Cobain el yazması mektupları ve canlı performansları olacakmış. Hazırlıkları tamamlanan albüm 3 CD ve DVD'den oluşacakmış. İlerleyen zamanlarda James Dean'e yazdığım R.I.P yazısı gibi üşenmessem Kurt için de yazacağım.



Yalnızlık Mevsimi


Zihnimde cevabı olmayan sorular, o kadar yorucu ki.
Umut etmek artık çok zahmetli ve sıkıcı geliyor.
 Daha umut etmem gerekiyor mu ?
 Bu sonbahar yapraklar neden sararmadı ?
 Mevsim sonbahar değil mi ?
 O halde ben neden üşüyorum ?


19 Ağustos 2013 Pazartesi

Nasıl Olacak ?

Herkese iyi haftalar. Masamda otururken birşeyler takıldı aklıma, yaşadığım yalnızlığı düşündüm, sebeplerinin ne olabileceğini, karakterimi tipimi falan irdeledim, sonra sizlerin neler düşündüğünü ne istediğini hayal etmeye çalıştım ama az daha devreleri yakıyordum.

Vallahi çözemiyoruz sizi !

Yukardaki tariften sonra gelinen nokta. Yalnız kızlar için sarılıp yatma şeysi ! Neysi ? Ne istediğini bilen kızlara ihtiyacımız var. Özellikle benim!!! Yoksa ofiste masaya çıkıp üstümü başımı yırtacağım, ha bunu Striptiz yaptığımı sanan zihniyetler olacak, sandırtmam. 

Kedi gibisin =)

Biliyoruzki yorgan yastıkta kesmeyecek, bir zaman sonra bundan da sıkılacaksınız.  Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye'de ki kadınların bir çoğu ne istediğini bilmiyomuş, o halde bu soru bile hükmünü kaybediyor. "Kadınlar Ne İster" cidden varlığınız dert, yokluğunuz dert kızlar ! ama şunu çok iyi bilin sizleri seviyoruz ^-^




                                                
                                                                                                         Sonuç