31 Ocak 2013 Perşembe

"Paradoks"

 
Önsöz: Sevgi, tek bir insanda harcanıp bitirilemeyecek kadar kutsal ve büyüktür.
Bir yürekte iki kişi barındırılır mı?  Yürek midir seven akıl mı? Kalp naklinde aşklarda nakil oluyor mudur peki. İnanır mısınız, bu soruyu günlerce sordum kendime. İki kişiyi barındırıyordu kalbim ya da aklım bilmiyorum.  Akıl ve kalp cenge tutuşmuştu bedenimin her hücresinde.  Bu davranışımdan dolayı, çoğuna göre sevginin ne olduğunu bilmeyen maymun iştahlının tekiydim.  Buzdan bir kalbe sahiptim hiçbir ateşin eritemeyeceği. Sevmenin limiti yoktu biliyordum, fakat göz önünde bulundurulması gereken bir sadakat vardı.  Hem öyle söylenmişti şiirlerde, romanlarda, şarkılarda bir kalpte iki kalp yaşamaz diye.
Sonra tam sevmek nedir sorusunun cevabını aradım günlerce, kitaplarda, filmlerde, yüreğimin eski sayfalarında. Nesin sen, kimsin, in misin cin misin anlat kendini dedim. Tam sevmek olsaydı insanlar ömrü boyunca sadece bir kişiyi severdi dedim. Hani yürekte bir sevgi barındırılırdı dedim. Siz bir yürekte iki sevgi barındırılmaz deyip, iki günde sevdiğini unutanlar dedim, asıl sizin kalbiniz buzdan dedim. Sonra tam sevmek kavramı kızdı bana, saçma sapan konuşma benim de aklımı bulandırma dedi.  Aklım ikisinden birini seçmemi söylüyordu, kalbime. Kalbim birini seçmeliydi ya da üç kalp birden ölecekti.

Adım Valerie, kalp kapakcığı ameliyatımdan sonra hayata bakış açım ve hislerim ileri derecede değişime uğradı, sevgilimi çok seviyorum fakat ameliyatımı gerçekleştiren doktoruma da fazlasıyla ilgi duymaya başladım, kalbimi ve hayatımı ona emanet
etmem bu hislerin doğmasına neden oldu. Bundan dolayı kendimi cezalandırmak hatta acılar yaşatmak istiyorum, sevgilime bunu yapmaya hakkım yok, bunun bilincinde olmak acılarımı daha da arttırıyor. Perşembe günü kontrolüm var ama gidip gitmemem konusunda ikilemde kalmış durumdayım, Eric'e bahsetsem canı ne kadar da çok yanar. Ona hisssettirmemeliyim çünkü onu çok seviyorum, zeytin siyahı gözlerimi yeşillermiş- cesine seviyor ve bu çok hoşuma gidiyor. Sonuçta yeşil gözlü kadınlar daha ilgi çekicidir ama Eric için gözlerim dünyanın en güzel gözleri. Koyu kumral sakallarına yüzümü sürtmemi çok sever, kedi gibi gibi hissederim kendimi onun yanındayken, hiç üşümeyen, yaramazlıklar yapabilen minik bir kedi. Üniversitede başlayan ilişkimizle bu günlere kadar geldik, bu denli sevdiğim bir erkek varken Dr. Matthew'a beslediğim bu ilgi ve alaka da nerden çıktı. Eric'te bulamadığım ne vardı Matthew'da ?

3 Eylül Perşembe

Sabah uyanıp duş almak için banyoya girdi, Eric çoktan çıkmıştı. Duştan sonra aynada yansıyan yara izine baktı uzun uzun, beyaz tenine hiç yakışmayan bir yaraydı, Matthew'un düşüncelerini merak etti, bu haliyle de beğenilirmiydi acaba? Bu son kontrolü olacaktı, çok güzel giyinmeye karar verdi. Güzel bir iç çamaşı seçti üzerine, Matthew için aldığı boynunu açıkta bırakan siyah elbiseyi giydi, simsiyah olan küt saçlarını tamamlamak için minik inci küpelerini taktı kulağına, farklı arzular içindeydi, ameliyattan dolayı 2,5 aydır bir kaç öpüşme dışında hiç bir yakınlaşmaları olmamıştı Eric'le, ne istediğini bilmiyen genç kızlar gibi aynada boş boş bakakaldı kendine, bu hisler hiçte hoşuna gitmemişti, bir an tiksindi kendinden, kapkara iri gözlerinden yaşlar akmaya başladı, timsah göz yaşlarıydı bunlar. Matthew'a olan şehvet ateşini söndürmeye yetmeyen vicdan göz yaşları, akan rimelini tazeledi ve kontrolü için evden dışarı çıktı.

İçerdeki hastanın çıkmasını beklerken telefonu çaldı, arayan Eric'ti, telefonu cevaplandırmadan çantasına geri koydu. Bir an sekreterle göz göze geldiler, sanki zihninden geçenler anlaşılmışcasına utandı Valerie, başını öne eğdi. Bir kaç dakika sonra sekreter masasından Dr. Matthew'un kendisini beklediğini söyledi, çok heyecanlanmıştı. Doktorun odasına geçti.


-Hoşgeldin Valerie nasıl oldun, daha iyisin değilmi ? Yanılmıyorsam bu son kontrolümüz,

-Evet Matthew,

-Bakalım nasıl olmuş kalbimiz,

Elbisesini üzerinden sıyırırken kalbi fırlayacakmış gibi atıyordu, steteskopla kalp atışlarını dinleyen Matthew,

-Ouvv bu ne? Neden bu denli hızlı kalp atışların, koştunmu ne yaptın buraya gelirken ya da yüksek oranda uyarıcı birşeylermi içtin Valerie?

Doktorun elini tutup göğsünün üstüne koydu Valerie,

-Bundan daha derin bir iz var kalbimde Matthew,
Matthew Valerie'nin ne demek istediğini anlamış, yavaşça elini Valerie'nin göğsünden çekmişti.
Çalışma masasına geri döndü ve Valerie'nin karşısındaki sandalyede yerini almasını bekledi.
Valerie beklediği tepkiyi Matthew'den alamayica gözleri dolmuş bir vaziyette sandalyeye oturdu.

-Sen galiba ameliyatın etkisinden daha tam olarak kurtulamamissin. En doğrusu bir hafta sonra tekrar kontrole gelmen.

Valerie Matthew'in yanından ayrılırken Eric'e karşı kendini daha kötü hissetti ve yinede bir hafta sonra ki randevu gününe kadar nasıl bekleyeceğini düşündü.
Kalbinin atışı dahada hızlanmıştı sanki.

İki gün boyunca Eric'le vakit geçirirken aklı hala Matthew'deydi.
Kendine ameliyattan dolayı değiştiğini ve du değişim yüzünden Mathhew'e ilgi duyduğunu anlatmaya calissada, yinede dördüncü günün sonunda Matthew'in ofisine bir buket çiçek gönderdi.

Çiçeğin üzerinde ki notta şöyle yazıyordu:
"3 gün daha bekleyemeyecegim. Yarın akşam saat 8'de hastanenin karşısında bulunan Nightflys hotelinin lobisinde seni bekliyorum. Valerie"

Matthew yoğun bir günün ardından son kez odasına döndüğünde masasının üzerinde bulunan buketi şaşkınlıkla karşıladı .
Dr. Matthew heyecanlanmıştı, yüzünde aptalca bir gülümseme ..
Ertesi akşam, hastane kapısından çıkarken arkadan bir ses:
-Matthew, diye seslendi.
-Valerie. Hotel'de buluşmayacak mıydık?
-Evet.(kısa bir sessizlik) Biraz yürüyelim mi?

Nasılsın, neler yapıyorsun muhabbetlerini yaparak yürüdüler.Daha sonra ikisi de sustu.Söze başlayan Valerie oldu.

-Nasıl oluyor anlamlandıramıyorum, seni bana çeken bir şeyler var. Aşk mı, dostluk mu, tarif edemediğim bir his. Gün içerisinde o kadar sık aklıma geliyorsun ki, ameliyata girdiğim gün, en son kontrolde kalbime dokunuşun, hep içimdesin Matthew..

-İtiraf etmeliyim ki geldiğin son kontrolden sonra aklımı sürekli kurcalıyorsun. O günden sonra sende benim aklımdasın Valerie.

Valerie bunları duyduğu için çok mutlu olmuştu. Matthew'in elini tuttu ve kendi kalbinin üstüne koydu.

-Hissediyor musun? dedi.

Matthew, Valerie'ye iyice yaklaştı ve öptü. O an içi cız etti Eric'i düşündü ve kendini geri çekti. Kısa bir sessizlikten sonra, sessizliği bozan Matthew oldu.

-Bir şeyler içelim mi ne dersin?

Valerie'nin aklında Eric vardı, vicdan azabı duyuyordu ama Matthew'in yanında olmak hoşuna gidiyordu ve onunlayken mutluydu, başını onaylarcasına sallayarak otele doğru bir şeyler içmek için ilerlediler.

Valerie aniden durdu, gördüklerine inanamıyordu.
Eric, Valerie'nin kız arkadaşı Lessie'i öpüyordu, en son boynundan öptü ve bir taksiye bindirip, gönderdi. Eric ise taksinin gittiği istikamete doğru yürümeye başladı.
Valerie aldatılmıştı, kendisi de Eric'e aynısını yapıyordu halbuki ama ağır gelmişti hem de çok ağır..

Matthew şaşkın bir şekilde Valerie'ye ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ama Valerie açıklama yapmadı.

-Hadi içeri girelim, Matthew.

Bir şeyler içip daha sonra odaya çıktılar. Valerie'nin içinde Matthew'e duyduğu tarifi karmaşık ama güzel olan histen çok Eric'ten intikam alma düşüncesi vardı.

O gece Valerie, Eric ve doktor Matthew için bundan sonraki karmaşık hayatlarında bir başlangıç olmuştu..

Kalp mi akıl mı?

Kalpti seven..
Kalp her zaman bir adım öndeydi.
Severken de , nefret ederken de, intikam aldığını düşündüğünde de.

Ya akıl?
Akılda bir adım öndeydi..
Neyde mi?
Aldatma da..
Bir insanı aldatma; bir başkasını öpmekle veya bundan daha ileriye giderek olmuyordu. Aldatma beyinde başlıyordu.

3 kalp birden ölecekti henüz haberleri yoktu...
-------------
 Son söz: Bu öyküyü yazmamıza vesile olan ve başlatan Anarschi 'ye, Sonsuz teşekkürler sunuyorum.

16 yorum:

  1. Acı çekiyordu çekmesin vicdanı rahat olsun dedim, kötü mü ettim:) Bundan sonra tüm hikayelerin sonunu ben yazacağım:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahahaha acı çekilecekse çekilecek canım benim her film mutlu sonla bitmez =)

      Sil
    2. Evet bende sonu kötü biten filmleri izlememeye çalışırım (=

      Sil
  2. En iyisi sen yaptın Sonsuz biraz ara geçince yazıyı paylaşma işini diyorum. Bence yazıyı değiştiren sen oldun, Özlem de harika sonuyla bitirdi :D Teşkkürler tekrardan beni yalnız bırakmadığınız için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim =) evet aynı anda 4 er blogdan hikaye çıkmasın dedim :D taktik icabı hahahah

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Beğendiğine sevindim Zenno =)

      Sil
  4. Şu söze bayıldım; "Bir insanı aldatma; bir başkasını öpmekle veya bundan daha ileriye giderek olmuyordu. Aldatma beyinde başlıyordu..."
    Gerçekten çok beğendim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürleeer, o kısmı ben çizittirmiştim :)
      Beğenmene sevindim:))

      Sil
  5. sizin bu imece usulü öykü yazma eyleminiz çok ilginç ve iyi düşünülmüş.tebrik ederim hepinizi de.

    YanıtlaSil
  6. Blogta az da olsa değişiklik olmuş. Güzel olmuş böyle. Rengi güzel olmuş bannerın. Anaaa.. sonsuz sonunda sonsuza kadar kimliğini saklamaktan vazgeçer ve profil resmine kendi fotoğrafını yerleştirir :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunu okudum sonra bende Anaaa nirdeee.. dedim :))
      Yalnız sonsuz'u iyi tanıyıp altta yorumunu düzeltmişsin tekrardan sonsuz'a fırsat vermemek için, birbirimizi çözümlüyoruz zamanla..:)

      Sil
  7. Ha profil değilmiş şimdi sen profil değil dersin, şimdi fark ettim sen söylemeden yorumu yapayım da hehehehe sana fırsat vermeyim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Profil resmi değil evet :D sadece bir resim koymak istedim, insanlar kiminle konuştuklarını bilme hakkına sahip sonuçta ;)

      Sil