21 Şubat 2013 Perşembe

"İçimdeki Yalnız Fahişe"


Hiç bir şeye vaktimiz olmuyor. Bu yüzdendir ki bir gün ölüm geldiğinde de vakitsiz geldi diyeceğiz. Ölüm benim için geldiğinde ben hangi vakitlerde olacağım acaba? Eşimin dizinin dibindeyken mi, çocuklarımlayken mi, torunlarımlayken mi ya da yapayalnızken mi ? En acısı da bu işte yapayalnız gebermek. Yoksa çizgi film bile izleyememiş bir çocuğun salak bir savaşta hiç bir şey yaşayıp göremeden ölmesi mi en acısı? Yazacak çok şey var ama içimdeki yalnız fahişeyi bu kadar sözcükle ifade edebiliyorum. Yüzümdeki kaba sakalın içsel anlamıda budur belki, yüzümdeki yalnızlığı gizlemek. En çok gözlere yansır yalnızlığın yorgunluğu, gece uykusuzlukları gece ağlamaları.. Fark ettiğim bir şeyde yatağım hiç bu denli büyük gelmezdi bana, biraz daha büzüşürsem kaybolup gideceğim battaniyenin altında. Güzel anılar soğuk odada ağzımdan çıkan buğu gibi yok olup gidiyor. Camda çizdiğim kalpler gibi bedenimde silinip gidiyor.


7 yorum:

  1. Emre Aydın Soğuk Odalar. Hepimizin içine bir tane Soğuk Oda kaçmış sanırım...
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet üstüme kat kat yorgan battaniye alırdım yinede içimden pis bir irkilme üşüme gelirdi. Can çekişmenin farklı bir türü, titremeye engel olamıyorsun =(

      Sil
  2. Ölüm hiç gelmeyecekmiş gibi...Ama gelecek ve benim de en çok düşündüğüm şey; o geldiğinde ben onun gelişinden biraz olsun bile haberdar olacak mıyım? Sanki ona hazır olacakmışım gibi;oysa düğününden eve giderken trafik kazasında ölen insanlar hazır değildi elbette! Hazır olmak, ölüme müsait olmak mümkün değil ki, her an daha çok yapacak şeyimiz olacak, ben mesela; keman çalmak istiyorum; çalabilecek miyim? Çocuğum olsun istiyorum; o gelmeden o kadar zamanım var mı? Yazmak istiyorum, gezmek istiyorum ?
    Peki ölümün gelişinden haberdar olsaydık, bunları yapma arzumuz olur muydu?
    Velhasıl kelam karışık işler bunlar...:) Hayırlısı olsun, ömrümüz uzun olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için teşekkür ederim =)

      Sil