2 Mayıs 2013 Perşembe

"Çanak Çömlek Patladı"



Düşünüyorum bizim zamanımızın çocuklarımı şanslıydı yoksa şimdikilermi şanslı, aslında cevabı net biz daha şanslıydık, kadir kıymet bilen, zor ulaşabilen bir nesil olduk, bir top alabilmek için birleşip aramızda para topladığımızı bilirim, şu dükkan kepenginin sivri yerine gelince patlayan dandik plastik toplardan. Öyle futbol topu almak nereye biz nereye, eğer bir çocuğun futbol topu varsa ayrıcalıklı oluyordu, biz daha önceden patlamış  futbol topu bulursak MacGyver'lık yapardık, içindeki patlamış olan şamyeli çıkarır keserdik daha doğrusu, aldığımız plastik topun havasını indirip patlak futbol topunun içine sokar daha sonra da
bir lastikçiye gidip yalvararak şişirtirdik. Hey gidi günler,  fakirmiydik hayır ama varla yoğu bilirdik. 2 taş koyduğun zaman kale olur kaldırımlar tribün olurdu, Alman kale, dokuz aylık gibi oyunlar çok zevkli olurdu, illaki rahatsız olan gıcık bir komşu da olurdu tabi, mahalle maçı dediğimiz bizim şampiyonlar ligimizdi, boş şişeye su doldurulup hazırlıklı gidilir o şişeden hep bir ağızdan her kez su içerdi.
 

Resim Forumdas sitesinden alıntıdır.

Oyun oynamak bir çocuk için basit bir durum aslında yeterki o anını paylaşabileceği bir arkadaşı olsun, çelik çomak diye bir oyun vardı şimdikilerin ismini bile duymadığı, benim bile kurallarını unuttuğum, taktikleri vardı bu oyunun =) şimdiki çocuklara göstersen bile sıkılırlar. Çünkü herşeye o kadar kolay ulaşır olmuşlar ki bu oyun onlara çok ilkel gelecektir.


Al bir ilkel oyun daha doğrusu oyun denmez, oyun aracı "Bilyalı" =) yapmak sanat ve yardım isteyen bir oyun aracıydı, şimdikler Gokart'a nereye hangi piste gitsek diyorlardır. Onu bile beceremiyorlar kaç kişi hayatını kaybetti ama ben duymadım ki bilyalı ile kayarken arabanın altına girdi ki biz free sokak yokuşlarında yarışırdık =)



Geldik bilye ya da misketlere,  rengarenk minik renkli camlara, aslında oynamayı pek beceremezdim, Osmanlı zamanında çocukların parmakları güçlensin diye oynatıldığını okumuş ya da duymuştum emin olamadım şimdi =) Bursa'da cilli, Ege yörelerin de meşe, Sivas'da cıncıkmış misketin diğer adları. Farklı oynama şekilleri vardır misketlerin Çukur, Karış, Tumba, Üçgen. Her oyuncunun eline uygun kendi özel misketi olurdu, misket güzelleştikçe değeri artar, elden kaymaması en önemli özelliği olurdu.

Resim Eyferu.blogcu alıntıdır.

Diğer oyunlara hiç girmiyorum ama saklambaçta çanak çömlek patladı diye bağırmayı çok severdim, tabi niye bağırırdık, ebenin gördüğü kişiyi oyundaki diğer kişilerden birisine benzetmesi sonucu yanılarak tekrar yumması gerektiği için. Yum kelimesini bile yıllardır kullanmıyormuşum be =( her şey yaşında güzel ve doğal. 




8 yorum:

  1. hehehehe... yazıyı okurken nasıl bir görüntü canlandı gözümde:
    Şimdi ben elimde şekerimle dibine oturmuş bir çocuk sen de bayağı yaş almış bir dede bana çocukluğunu anlatıyorsun. :D
    Ama ne güzel anlatmışsın ya çelik çomakı ben oynamayı beceremezdim. Abimin bilye poşeti vardı içinde yüzlerce bilye hatta oturup saymıştık kaç bilye var diye :D bisikletlere takılan süsler....

    YanıtlaSil
  2. Biliosun mimlenme konusunda kötü olduğumu çalışıım diye böyle yapıosun di mi Sonsuz? :))
    Tamam tamam yan gelip yattığım yeter zaten ;)) Kalkıp oyun oynıyım bari ;)

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel anlatmışsın. Hikaye gibi ve günümüz çocuklarıyla bugünün çocuklarını da kıyaslaman çok isabetli olmuş.

    Kesinlikle biz daha şanslıyız, beyni bilgisayar oyunlarıyla uyuşan bir nesil geliyor,

    Cevapladığın için teşekkür ediyorum
    :)

    YanıtlaSil
  4. Biraz gec kaldim bu aralar yazilari okumaya. Cok güzel yazmissin arkadasim. Cocuklugum gözümün önünde canlandi. Almanci cocuklar olarak zengin sanilsakta bu anlattiklarini hepimiz gördük, cektik. Sokakta oynamanin tadini degismem bin tane bilgisayar oyununa ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şöyle bir durum var oyunun zengini fakiri olmaz. Bu yazdıklarım maddi durumu yetersiz çocukların oynayabildiği oyunlar manasında anlaşılmasın, para toplaşma mevzusu çok farklı bir durum paylaşmayı temsil ediyor, paran olsa dahi bazı şeyleri alamazdın satan bir yer olmazdı, herşey bir anda gelişti ve bollaştı, bu yüzden kolay ulaşılır oldu ve Ahu yanlış anlama sözüm sana değil ama Almancı tabirini hiç sevmem, gurbetçi yine bi nebze ama almancı lafı bana biraz ayrım gibi geliyor. Üstün körü yüzeysel bir laf. Siz orda biz burda ama değişen birşey yok gönüller bir, bizler tek yumruğuz =) yazıyı beğenmene sevindim...

      Sil
    2. Zaten bende yillardir bu kavrama karsi oldugum icin ve daha cok göze batmasi icin Almanci kelimesini kullandim. Yoksa hepimizin yolu insanliktan geciyor, yada gecmesi gerekiyor. ;) Evet cocuklugumuzu cok güzel bir sekilde ufacik alabildigimiz, yada hayal gücü ile yaratabildigimiz oyunlar ile gecirdigimiz icin mutlu bir nesilin cocuklariyiz biz.. Ister Almanya olsun, ister memleket ;)

      Sil
  5. Evet, Bursa'da cilli deniyor!.. :) İlkokulda, matematik sorularında 'bilye' denirdi. Ben 2-3 sene onun cilli olduğunu anlamamıştım.. Hiç nedir bu diye de sormamıştım kimseye :) Burada görünce aklıma geldi birden :)

    Bizim çocukluğumuz çok iyiydi, samimiydi.. Şimdiki çocukların eskiyi yaşamalarına imkan yok.. İnsan üzülüyor bir yerde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha çocuk saflığı işte =))

      Sil