26 Şubat 2013 Salı

"Hayalden Gazeller"

Kiraladığım VW Combivanla küçük bir haftasonu seyahatine çıkalım dedik sevdicekle ^-^ Her anı yaşadığımız için şükretmemiz gerektiğini hatırlatan bir gezi olacak bu ve sizlerle de paylaşmazsam yampirik olurdum (bu kelimenin ne demek olduğunu bilmiyorum sormayın)..

Kullandığımız fotoğraf makinaları: Canon 600D - Iphone 4S(instagram) - Kodak 27P

Yolculuktan önceki günlerde bütün hazırlıklar tamamlandı. Yolculuğa bomba gibi çılgınlar gibi hazırız..


 Yola çıkmadan ilk kare foto..

Bahardanmıdır nedir hava bir açık bir kapalıydı ama hiç korkmadım, önemli olan bu yolculuğu belleğimize sevgilinizle dünyada hiç bir zamana değişilmeyecek anılar olarak kazındığını bilmek herhalde ;) minik dağların arasından ilerlerken güzelim yağmur bizi yolda karşıladı ama bahar yağmuru olduğu için güneş batmaya yakın hemen yüzünü gösterdi ve ortamı turunculu gök kuşaklı bir ortama çevirdi, güneşte işini biliyor hani..



Şimdilik hedef deniz kum güneş ama acelemiz yok geze geze gidiyoruz. Günün de kararmasıyla birlikte gecemizi geçireceğimiz güzel bir yer bakınıyoruz kendimize, yağmurda ara ara serpiştirmeye devam ediyor. İçimden bir ses yağmurun pek romantik bir hava katacağını söylüyor bizim karavana =)

22 Şubat 2013 Cuma

"Geçmişten Bir Yaprak"


... o kadar mutluydumki bana verdiği bu tek göz oda  kendime ait bir dünya olmuştu, geceleri çalıştığım bekçilik işinden sonra tüm gün bana kalıyordu, kitaplarımla farklı dünyalara yolculuk yapıp, eski plakların arasında geçmişi hayal ediyordum, genelde Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla dinlerdim ama hediye ettiği Elvis plaklarından sonra Rock and Roll'da dinlemeye başlamıştım, onun odasını da merak etmiyor değildim. Köşk banliyoya yakın olduğundan penceremden trenlerin duman çıkara çıkara geçtiğini ve istasyonda koşturan insanların telaşını görebiliyordum, hepsine ayrı ayrı hikayeler yazıyordum zihnimde, tek göz pencere bana dünyanın ne kadar güzel olduğunu göstermeye yetiyordu, sabaha karşı döndüğüm odamdaki papatyam ve aşk merdiveni gülücüklerle karşılıyordu beni ...

21 Şubat 2013 Perşembe

"İçimdeki Yalnız Fahişe"


Hiç bir şeye vaktimiz olmuyor. Bu yüzdendir ki bir gün ölüm geldiğinde de vakitsiz geldi diyeceğiz. Ölüm benim için geldiğinde ben hangi vakitlerde olacağım acaba? Eşimin dizinin dibindeyken mi, çocuklarımlayken mi, torunlarımlayken mi ya da yapayalnızken mi ? En acısı da bu işte yapayalnız gebermek. Yoksa çizgi film bile izleyememiş bir çocuğun salak bir savaşta hiç bir şey yaşayıp göremeden ölmesi mi en acısı? Yazacak çok şey var ama içimdeki yalnız fahişeyi bu kadar sözcükle ifade edebiliyorum. Yüzümdeki kaba sakalın içsel anlamıda budur belki, yüzümdeki yalnızlığı gizlemek. En çok gözlere yansır yalnızlığın yorgunluğu, gece uykusuzlukları gece ağlamaları.. Fark ettiğim bir şeyde yatağım hiç bu denli büyük gelmezdi bana, biraz daha büzüşürsem kaybolup gideceğim battaniyenin altında. Güzel anılar soğuk odada ağzımdan çıkan buğu gibi yok olup gidiyor. Camda çizdiğim kalpler gibi bedenimde silinip gidiyor.


19 Şubat 2013 Salı

"Dört Yalnızlıkla Bir Doğruyu Götürmeye"



Tortusu kalmış içimde yalnızlığın, terkedilmişliğin
Bir sobanın kurumları gibi simsiyah,
Yırtık pırtık fotoğraflar cebimde safransarı
ve Kırık bir kalp pardesümün altında,
 Özlemler ve hayaller sarmış dört bir yanımı
Yıkık dökük umutlar,
 Kitap arasında kurutulmuş çiçekler gibi
Sevgiye hasret,
Aldım ceketimi gidiyorum
Yalnızlığın bağrına..

15 Şubat 2013 Cuma

"James Dean R.I.P (24)"

"Die young and make a beautiful corpse"

 Aslında başka fotolarına baktığımda koca kafalı diyebileceğim bir adam ama yakışıklı kabul ediyorum, eskiye olan merakımdan dolayı yolum bir sitede James Dean'e denk geldi, çoğu fotoğrafında sigarayla poz vermiş, hani 24'de ölmese zaten kanserden ölürdü diyesim geliyor. Çoğu körpe ergeni sigaraya özenti duymasına sebep olmuş bir oyuncu, hızlı yaşa genç öl cesedin güzel olsun cümlesi tam da James'e uyuyor. Buna benzer bir cümle fotoğrafın altında da gördüğünüz gibi kendiside kuruyormuş.





East of Eden(Cennetin Doğuşu), Giant(Devlerin Aşkı), Rebel Without A Cause(Asi Gençlik) oynadığı ve onu ölümsüzleştiren tarihi filmler. Devlerin Aşkı filminden hemen sonra 30 Eylül 1955'de Porsche 550 Spyder marka spor arabası ile geçirdiği trafik kazası sonucu

5 Şubat 2013 Salı

"Klasikler Başkadır"

Klasik arabalara olan hayranlığımı yakın arkadaşlarım bilir. Eskiye olan hayranlığımla saygım da cabası. Onca emekle üretilmiş arabalar. Değerli şeylerin kıymetinin bilindiği zamanlar. Yalnız şu zamanda böyle değil, herkez herşeye çok kolay ulaşıyor bu yüzden kıymeti de olmuyor. Hem üreten markalar daha çok para amaçlı politikalar güdüyor hem de alıcılar almak için ruhu olmayan araçlar satın alıyorlar. Bu yüzden geriye kalmış bir kaç yüz bin klasik araç daha değerli hale geliyor. Sizlerle üretim safhasında olan 1964 yılına ait Mustang'ın resimlerini inceleyeceğiz..