20 Ağustos 2015 Perşembe

Yaşamak İstemem Aranızda

Yazıyı okumaya başlamadan önce Yavuz Çetin'den - Yaşamak İstemem adlı parçayı açıyoruz.



İnsanın canı sıkkın olunca her şey daha sıkıcı, tahammül edilmez oluyor. Moron(embesil demedim moron daha absürt geliyor) insanlara tahammül etmek daha da zor geliyor. E haliyle bu ülkede moronlardan istemediğin kadar çok var. Ofiste, sokakta, trafikte yani nefes alabildikleri her yerdeler ! Ülkenin bin bir türlü derdi olduğu gibi sokak hayvanlarının da bir sürü derdi sorunu var ve duyarlı insanlar onların derdine yetecek düzeyde değil, öncelikle sokaktaki çocuklar onların en büyük belalısı, sonra sevgisiz apartman sakinleri ve dükkan sahipleri, varlıklarına sevgi saygı göstermelerini geçtim sevenlere de tahammülleri yok. Bu insanımızı sevmeme nedenlerimden sadece bir tanesi, daha sürüsüyle var.

Şehit haberlerinden dolayı haberleri falan izlemiyor dinlemiyor dinleyemiyorum, e hissiz biri olmayı da başaramıyorum, yanımda oturan embesil( bu sefer moron demedim) daha önceden uyarmama tembihlememe rağmen şehit haberi gelmesiyle direk bana söylüyor. Ofis moronlarını duymayayım diye kulağımda kulaklık olmasına rağmen herif bir şekilde kulaklığı çıkarttırıp inatla bunu bana yapıyor.

Aslında öfkemi ve mutsuzluğumu tavan yaptıran asıl mevzu dün akşam evin önüne gelmemle hasıl oldu, evin altındaki atölye ve embesil apartman sakinlerine rağmen kuru mama verdiğim kedilerden yavru olan bir tanesine araba çarpıp öldürmüş, ona o kadar alışmıştım ki isim vermeyi bile düşünmüştüm, her gün yolumu gözlüyor mama verdiğimde teşekkür eder gibi miyavlıyordu, o dükkanda çalışan erkeğim diye ortalıkta dolaşan o kansızların hiç biri hayvanın ölüsünü dahi kenara çekmemişti, öyle paranoyaya bağlatıyorlar ki sanki "bak sen besliyordun onu ama araba çarpıp öldürdü gör gözlerinle" demek mi istiyorlar acaba diye düşünmeme sebep oldular. 

Sonuç olarak, insan olamayan herkes için lanet okumamam onlar için en iyi temennidir.

Temsili Güzellik