17 Eylül 2012 Pazartesi

"When Harry Met Sally"

Harry'nin ağzından aktarıyorum..
...Dışarısı 30 derece sıcakken üşümeni seviyorum. Bir sandviçi sipariş etmenin yarım saat sürmesini seviyorum. Benim çıldırdığımı düşünür gibi baktığında burnunun üzerinde oluşan o çizgiye bayılıyorum. Seninle bir gün geçirdikten sonra eve geldiğimde giysilerimin sen gibi kokmasını seviyorum. Bu gece buraya geldim çünkü hayatının geri kalanını biriyle geçirmek istediğin zaman, hayatının geri kalanı bir an önce başlasın istiyorum....

Filmi özetlemek gerekirsek mükemmel bir film şimdi gidip izleyin =) Harry de Sally de aynı Chicago Üniversitesi’nde okudukları halde ancak mezuniyetten sonra New York’a giderken tanışırlar. Yolda uzun uzun sohbet eder ve bir çıkarıma varırlar: 'Erkek ve kadın sadece arkadaş olamaz!'.(katılıyorum) New York’a varınca her biri kendi hayatını yaşar, birileriyle tanışır, aşık olur vs. Tüm bunlar olurken ikili arada sırada karşılaşır ve birbirlerine olup bitenden bahsederler. Harry karısından ayrıldıktan sonra Sally ile aralarındaki sıkı bir dostluk başlar. Peki ama yıllar önce karar verdikleri şey hala geçerli midir? Hiç sanmıyoruz!
IMDb 7.6/10

Bu Linkide veriyorum okursunuz belki, güzel bir söyleşi olmuş =)
http://filmhafizasi.com/blog/film-yazarlari/biraz-gevezelik-edelim-when-harry-met-sally/


 Chicagoya giderken..










Sıkı dost oldukları sıralar pek bir sıkılar :P









Aynı anda arkadaşlarından akıl aldıkları sahne çok bomba sahnelerden biri..

7 Eylül 2012 Cuma

"Yollar"


Severim otobüs yolculuklarını, gece herkesler uyurken sen yine uyanıksındır, belki sende uyuyanlardansındır bilemeyeceğim, ben yollarla konuşurum, üzerlerinden son sürat geçilen şerit çizgileriyle ve yapayalnız aydınlatma direkleriyle, yanlarından öylece geçip gitmem, incelerim onları, soğuk rüzgarlar içinde  yalnızlık abideleri, karanlığın içinde bir başına, sadece kendini aydınlatan hemen 10 metre ilerisinde aynı kaderi paylaştığı ama dönüp bir kez bile bakamadığı diğer aydınlatma direkleri, üzülüyorum ama yolculuk durulamayacak kadar acele, bazen o yol daha da uzar ve zaman da akmamaya direnir. Otogarlar ayrı bir hikayedir zaten, herkesin koşturduğu, bir kovalamacanın yaşandığı, ayrılıkların, kavuşmaların yaşandığı  gerçek duygular sahnesi, hayat filmimizdeki en etkili sahnelerin oluşturduğu anlar. Aslında aradaki kilometreler ateşi harlayan rüzgar gibidir. Mesafe ne kadar artarsa sevgilerin ateşide o kadar harlanır, özlemin o derece artar. Sonunda harlanır harlanır yanar kül olursun, tekrar küllerinden doğmak için. Sönmemek koşuluyla sadece aşklarınıza harlı kalmanız dileğiyle...